Makalelerimiz

Güneş Enerjisi Sistemleri Elektrosmog Yaratır mı?

By 10/07/2018 No Comments

Elektromanyetik kirlilik, yaşadığımız alanlarda bulunan elektrik akımı taşıyan kablolar,

radyo frekans dalgaları yayan radyo ve televizyon vericileri, cep telefonu baz istasyonları, yüksek gerilim hatları, trafolar, mikrodalga yayan ev aletleri vb.nin yarattığı, insanın ve diğer canlıların üzerinde bozucu etkiler yaratan “elektromanyetik alanlar” dır.

Size, kentten çok uzakta, ağaçlarla dolu bir ormanda havanın kirli olduğunu söyleseler herhalde inanmazsınız. Çünkü hava kirliliği denince akla hemen genzinizi yakan bir duman, gri bir bulut tabakası geliyor. Oysa, havamızı kirleten ve görünmeyen bir kirletici daha var: Elektromanyetik Dalgalar.

Max Planck “….. gerçekte madde yoktur, her sey ışından ibarettir.” ve Albert Einstein’ın “Bize madde olarak görünen şeyler aslında en küçük alandaki enerjinin yüksek yoğunluğudur.”dediği bilinmektedir.Bu cümlelerinin gerçekliğini son yıllarda önemli oranda hissetmekteyiz.Modern hayatın yararlarından faydalanırken karşı karşıya kalınan bir tehlike durumuna gelmiştir.

Literatürde buna “elektronik pus” anlamına gelen “electrosmog” ifadesi kullanılmaktadır. Gözle görülmeyen bu elektromanyetik kirlilik, kimi zaman cep telefonunuzun çalmasıyla televizyonda karlanma yaparak, kimi zaman ise yüksek gerilim hatları yakınında uçan helikopterleri bile düşürerek kendini gösteriyor. 20. yüzyıl ile birlikte doğada da var olan bu manyetik alanlara insan yapımı olanlar da eklenmeye başladı.

Peki ya yenilenebilir enerji içerisinde yer alan Güneş enerjisi Elektrosmog yayar mı?
Güneş enerjili sistemlerde kullanılan malzemelerin hepsinin tek tek ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Güneş panelleri ve aküler doğru akım ürettiği için Elektrosmog değerinden bahsedilmemektedir. Statik alanlar için çatı yeterince korumalıdır.

İnverterler ve sarj kontrol regülatörleri için aynı şeyleri söylemek mümkün değildir.

Sarj kontrol cihazları 20-30 hHz arasında çalışan voltaj dönüştürücüsüne sahip cihazlardır. Bu cihazlar aküyü sarj edilmek için gereken optimum akım ve voltajı üretirler. Bu cihazların dezantajlarından belki de en büyüğü elektrosmog üretmesidir.

İnverterler DC akımı AC akıma çevirirken elektromanyetik bir alan oluşur, bu da elektrosmog oluşmasına neden olur. Alternatif alanların kuvveti güneş radyasyonunun yoğunluğuna bağlıdır. Dolayısıyla vaktinizi geçirdiğiniz odadan uzakta kurulmasına dikkat edilmesi gerekmektedir. Aşağıda görüldüğü üzere yapılan bir araştırmada mesafenin ne kadar önemli olduğu belirtilmiştir.

Fakat modern hayatta kullandığımız bir çok ürün Fotovoltaik bir sistemden daha fazla elektrosmog üretmektedir.Aşağıdaki örnekler bir Fotovoltaik sistemden daha fazla elektrosmog yaymaktadır.

Kablosuz telefon
Wi-Fi ve Bluetooth
bebek telsizi
İndüksiyon ocak vs.

Örneğin, trafo gücüyle çalışan bir halojen lambanın alternatif manyetik alanı veya yatağın yanındaki küçük bir radyo genellikle bir fotovoltaik sistem üzerinde ölçülen değerlerden daha yüksektir. Bir konut binasına bir güneş enerjisi sistemi kurduktan sonra gerçek alanların bir ölçümü daima tavsiye edilmektedir.

Fotovoltaik sistemler elektrosmog yaratmakta fakat yaratılan bu elektrosmog değeri evimizde kullandığımız herhangi bir ürünün ötesine gitmemektedir. İnverterler oturma ve yatak odalarından uzak yerlere yerleştirilirse sorun teşkil eden bir durum söz konusu değildir.

 

Kaynakça;
https://www.permaculture.co.ukhttps://www.photovoltaik-web.dehttp://www.ibes.ch